Hakkımızda

ANKARA BİRLİK TİYATROSU

TARİHÇE

            Ankara Birlik Tiyatrosu, 1971 yılında kuruldu. Her sanat kolunun bir “hedef kitle” si olmak gerekir düşüncesine sahip ABT kurucuları, “hedef kitle” olarak, emekçi halkı seçti. Bu nedenle ABT çalışanları, ilk altı sene, seslenmek istedikleri kitlenin, öğrencisi oldu. Bu dönemde, ABT, oyunlarını il, ilçe, kasaba hatta ulaşabildiği köylere değin giderek sergiledi. Salonda, salonu olmayan yerlerde alanda, traktör romörku üzerinde bazen de kahvelerde sergilendi oyunlar.

            İlk oyun, Aziz Nesin’in “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” dı. Oyun, iki yıl sergilendi. Bu süre içerisinde, oyun ile ilgili olarak, ABT çalışanları için on beş soruşturma açıldı. Oyun, bazı il ve ilçelerde yasaklandı. (Aynı oyun, yirmi yıl sonra Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelendi.) Soruşturmalar, “takipsizlik kararı” ile sonuçlandı. ABT çalışanları ve oyun aklandı…

            ABT’liler, kendi oynayacakları oyunları, öğretilerinin ışığında kendileri yazmaya başladı: “Kara Düzen”… Bu oyunu tüm Türkiye’de, dönemin öğretmen örgütü TÖB-DER organize ediyordu. Oyun, yasaklardan payını aldı. Yer yer faşizan saldırılara uğradı. Arkasından oynanan “Yeniden Doğarız Ölümlerde” oyununda da, yasaklar, mahkemeler ve saldırılar tekrarlandı.

            1976 yılında, Ankara’da (Maltepe’de) Başkent Sineması kiralandı. Restore edildi ve ABT, ilk yerleşik salonuna kavuştu. Oyunlarını artık hem Ankara’da hem de Anadolu’da sergiliyordu: “Dev-i MC, Güneşin Katli, Özgürlüğün Bedeli”

            1978’de “Eti Sanat Merkezi” oluşturuldu ve ABT, Başkent Sinemasından, Maltepe’de ki “Eti Sineması” na taşındı: “Teneke, Davulun Sesi, Komşularımız”…

            12 Eylül 1980… Eti Sanat Merkezi kapanmak zorunda kaldı ve ABT, bir buçuk yıl tiyatro yapamadı…

            1982… Dr. Turhan Temuçin’in “Hastane mi Kestane mi” adlı oyunu ile turneye çıkıldı. Anadolu’da bu oyun ve çocuk oyunları sergilendi uzun süre… Turne sonunda, Ankara’da ki Cep Sineması kiralandı ve “Şölen Sanat Merkezi” kuruldu.

            1986’da yine Kızılay’da ki Batı Sineması salonuna taşındı ABT. Emmanuel Robles’in “Bir İsyancının Savunması – Savunma Öyküsü” adlı oyunu sahneledi.

            1988’de ABT, İstanbul’a taşındı. İstanbul içi ve Anadolu turnelerinde, “İcraatın İçinden İnsan Manzaraları” adlı oyunu oynadı. Yasaklar sürüyordu…

            1990’da Erol Toy’un “Pir Sultan Abdal” oyunu sergilenmeye başlandı. Oyun, İstanbul, Ankara ve Anadolu’da iki bin kez sergilendi. Değişik illerin valileri tarafından defalarca yasaklandı. İdare Mahkemesi karaları alınarak oynandı. Oyuncular, defalarca gözaltına alındı. DGM’ye çıkarıldı. Oyun hakkında yetmiş yedi mahkeme açıldı. ABT’liler tümünden beraat ettiler ve Pir Sultan aklandı…

            1992… ABT, Gül Göker’in projesi olan “Sultanahmet Cezaevi’ni Kültür Merkezi’ne dönüştürme” projesini, Eminönü Belediyesi ve Eminönü Halkevi’nin katkılarıyla gerçekleştirdi. Cezaevi avlusuna sahne yapıldı, ekran kondu. Cezaevi döneminde, orada yatan ustaların, yattıkları hücrelerinden, resimleri asılarak dekore edilen kültür merkezinde, 1 Ağustos 1995 günü “Sultanahmet Kültür Şenlikleri” başladı. Nitelikli yerli filmler oynatılıyor, oyunlar sergileniyor, konserler veriliyor, paneller ve sohbet toplantıları yapılıyordu. Her gün binlerce kişi bu etkinlikleri ücretsiz olarak izliyordu. Bir ay sonra, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde salonu, polis bastı ve Sultanahmet Cezaevi’nin kapısı mühürlendi.

            1993… İstanbul Kocamustafapaşa’da ki Özlem Sineması kiralanıp, restore edildi. “ABT Kültür Merkezi” açıldı. Gösteri salonuna, bir ABT dostunun adı verildi: “Yavuzer Çetinkaya Salonu” Burada, Maksim Gorki ve Bertolt Brecht’in “ANA” adlı oyunu, “Haziranda Ölmek Zor”, “Ben Devletim Oynatmam” adlı oyunlar oynandı. Gençlerin tiyatro eğitimi aldıkları “Tiyatro Atölyesi” ve çocuklar için “Çocuk Kulübü” kuruldu. “Amerikan Sinema Tekellerine Hayır, Yaşasın Yerli Sinema!” başlığı altında, nitelikli yerli filmler oynatıldı. Bir buçuk yıl sonra, ABT, mahkeme kararı ile salondan çıkarıldı. Yine salonsuz kalan ABT, yeniden Anadolu turnesine çıktı.

            ABT, Avrupa turnelerine başladı. Avrupa’nın yedi ülkesinde (Almanya, İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, İsviçre, Avusturya) ve değişik kentlerde oyunlarını sergiledi. “Pir Sultan Abdal”, “Ana”, “Haziranda Ölmek Zor”, “Güneşten Bir Parça”, “Tiyatrocu”

            1996… ABT, bir dönemlerin en etkin salonu olan ve 12 Eylül’de kapatılan Aksaray’da ki TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) salonunu, İstanbul Eğitimciler Derneği’nden kiraladı. On beş yıl kapalı kalan salon, tam bir enkaz halindeydi. ABT, Avrupa turnelerinden sağladığı ekonomik birikimini kullanarak, salonu restore ettirdi. Üç yüz kişilik bir salon çıktı ortaya: ABT Sanatevi

            ABT Sanatevi, 17 Eylül 1997’de açıldı. Yılmaz Güney’in yaşam öyküsü olan “Bir Güzel Çirkin Kral” ilk oyun oldu burada. Daha sonra “Tiyatrocu” ve “Karanlıkta Işık Damlaları”.

            1998… “Bir Güzel Çirkin Kral” Anadolu turnesinde oynanmaya başladı. Gaziantep’te oyun yasaklandı. Ertesi gün, yirmi beş il valisi birden yasakladı oyunu. İdare Mahkemesi’ne “Yürütmeyi Durdurma” istemiyle karşı dava açtı ABT. Hepsini kazandı ve oyun, yasaklanan tüm illerde mahkeme kararları ile oynandı. Urfa Valisi, karara itiraz ederek, Danıştay’a başvurdu ancak; Danıştay’da onayladı kararı ve oyun, özgürlüğüne kavuştu…

            1999… İlyas Salman, ABT’ye katıldı ve Slowomir Mrozek’in “Gurbet Kuşları” oyunu oynanmaya başladı. Oyun, Anadolu’da ve Avrupa’nın beş ülkesinde sergilendi… Tuncer Cücenoğlu’nun “Çıkmaz Sokak”. Sivas Devlet Tiyatrosunda oynanan “Çıkmaz Sokak” adlı oyunda oynayan oyuncular ve Sivas Valisi arasında yaşanan gerginlik nedeniyle, oyun, Devlet Tiyatrosu tarafından, repertuardan kaldırıldı. Oyunun yönetmeni ve başrol oyuncusunun talebi üzerine, oyun, ABT tarafından sahiplenildi ve ikinci bir ekip olarak yeniden sahnelendi. “Karanlıkta Işık Damlaları”, İstanbul’da ABT Sanatevi’nde oynanırken, “Çıkmaz Sokak”, İstanbul ve Anadolu kentlerinde, “ Gurbet Kuşları”  da, yurtdışı turnesindeydi… Böylece, ABT tarihinde ilk kez, üç ayrı ekip kuruldu.

   2000… İlyas Salman ile birlikte, Refik Erduran’ın “Canavar Cafer” adlı oyunu oynanmaya başlandı. “Gurbet Kuşları” oyunu da devam ediyordu. Sezon bitiminde, yaz aylarına girerken, ABT, Doğu ve Güneydoğu kentlerinde “Merhaba Sinema” adlı projeyi başlattı. Bu proje, 12 Eylül nedeniyle, sinemaları kapatılmış kentlerin şehir stadyumlarında, meydanlarında, büyük parklarında seyirciyi, sinema ile buluşturmayı hedefliyordu. Batman, Kozluk, Muş, Bismil, Bingöl, Van ve Doğu Beyazıt’ta kitlesel sinema buluşmaları gerçekleştirildi. Yerel yönetimlerin desteği alınarak gerçekleştirilen bu etkinlik, başta Bismil olmak üzere, birçok kentte, Valilik ve Emniyetler tarafından engellense de, binlerce insan, sinema sanatıyla buluşturuldu.

2001… “Pir Sultan Abdal”, “ Bir Güzel Çirkin Kral”, “Tiyatrocu” adlı oyunlarla Anadolu turnelerine devam edildi… Anadolu da ki baskıların üzerine, salonu da kaybeden ABT, İstanbul’a yakın bir kente (Erdek) yerleşme kararını aldı. Artık uzun bir süre, Erdek’i merkez kılarak, oyunlarını burada çıkaracak ve turnelerine buradan çıkacaktı. Artık yeni bir süreç başlayacaktı…

2002 – 2005… Zeki Göker’in yazdığı “Kral Çıplak” adlı oyun sergilenmeye başlandı. Marmara Bölgesi ve Ege ağırlıklı turneler başladı. “Nuh’un Gemisi” , “Ali’nin Düşü”, “Kazıda ki Büyük Sır”, “Kitap Kurtları” bu dönemlerde oynanan oyunlar oldu.

            2005 yılında, yönetmen Zeki Göker’in, gırtlak kanserine yakalanması nedeniyle, ses telleri alındı ve son yazdığı “Günde Dünü Yaşamak” adlı oyunda, Dünya tarihinde bir ilke imza atarak, oyun boyunca hiç konuşmadan oynadı.

            2006… Aralık ayının 19’unda, yineleyen ve ilerleyen kanser hastalığı nedeniyle, Zeki Göker yaşama gözlerini yumdu. Artık ABT, uzun bir süre (2015 yılına dek) oyun çıkarmadı.

            2015 yılında hazırlanan “Üç Kuruşluk Diktatör” adlı oyun ile ABT, seyircisine yeniden “Merhaba” dedi…

            2017 yılında  “Bir İsyancının Savunması” ile sezona başladı.

            2018 yılı ortalarında, Performans İstanbul ile kolektif bir proje olan “Mahzuni Şerif” oyununu İstanbul’da ve Anadolu’nun birçok kentinde binlerce seyirci ile buluşturdu.

            2019 yılında “Aman Başkan Duymasın” oyunu hazırlandı. Oyun hakkında, Burhaniye de soruşturma açıldı ve aklandı. Bu engelleme Meclis gündemine de taşındı…

            ABT bu gün “Aman Başkan Duymasın” ve “Mahzuni Şerif” oyunları ile 50. yılına “Merhaba” diyor. “Anadolu’ya en çok oyun götüren tiyatro” olma özelliğini hala devam ettiriyor…