Your Cart

Zeki Göker Yaşamı

Tİyatroya 1959’da “Adana Beledİyesi Çocuk Tİyatrosunda başladı.

1946’da İstanbul’da doğdu.

Tiyatroya 1959’da “Adana Belediyesi Çocuk Tiyatrosunda başladı.

1966’da Adana Şehir Tiyatrosunda profesyonel oldu. Sezon sonunda, tiyatro, dönemin Belediye Başkanı Ali Sepici tarafından kapanınca, Adanalı arkadaşları ile kurduğu toplulukla oyunlar sergilemeye başladı. Belediyeye başvurarak tiyatro binasının yanında bulunan ‘’Ziya paşa Oda Tiyatrosu” nun kendilerine tahsisini istediler. Belediyenin onayı ile tiyatro salonunda çalışmalarına başladılar.

1971'DE ANKARA BİRLİK TİYATROSUNU KURDU.

Cahit Atay’ın yazdığı “Ana Hanım Kız Hanım’’ adlı oyununun galasının yapılacağı gün, Belediye Başkanı Ali Sepici, galanın ertelenmesini istedi. Gerekçe olarak da, oyunun, belediye yetkilileri tarafından denetleneceğini söyledi. Tiyatro salonunun, belediye tarafından mühürleneceği duyumunu alan gençler, tiyatro salonundan çıkmayarak, gece gündüz salonda nöbet tutmaya başladılar. Bir hafta sonra, Ali Sepici, oyunu sergileyebileceklerini söyledi. O gün, gönül rahatlığı içinde evlerine giden genç oyuncular, ertesi sabah geldiklerinde “Ziya paşa Oda Tiyatrosu” binasının enkazı ile karşılaştılar. Tiyatro binası gece, Ali Sepici’nin emriyle, kazma kürek yıkılmıştı!
Zeki Göker bu olaydan sonra, Ceyhan Belediye Başkanı Şahin Özbilen tarafından Ceyhan’a davet edildi ve Adana’da yıkılan tiyatroyu, Ceyhan’da sürdürmelerini önerdi. Böylece Türkiye’nin İlk Ödenekli İlçe tiyatrosu olan ‘’CEYHAN BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU” kuruldu. Üç sene yaşayan tiyatroda Zeki Göker, ‘’Duvarların Ötesi, Ana Hanım Kız Hanım, Karaların Memedleri, Güneşte On Kişi, Cengiz Han’ın Bisikleti, Borusunu Öttüren, Bir Delinin Hatıra Defteri” gibi oyunları yönetti ve oynadı. 1970’de tekrar Adana ya döndü ve arkadaşları ile beraber ”ÇUKUROVA BÖLGE TİYATROSU” nu kurdu ‘’Dilleri Olsaydı, Keşanlı Ali Destanı” ve ”Yaşar Kemal’in yazdığı “TENEKE” adlı oyunları yönetti ve oynadı.. Ancak “TENEKE” nin oynanmasından tedirgin olan çevreler vardı ve oyuna sürekli saldırılar düzenleniyordu. Her türlü saldırıya göğüs geren “ÇUKUROVA BÖLGE TİYATROSU” nun genç oyuncuları, oyunu, çevredeki İl ve ilçelerde sergilediler.

İlk dört sene, Aziz Nesin’in ”Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” ve Muzaffer İzgü ile ortaklaşa yazdığı ”Kara Düzen” ve “Yeniden Doğarız Ölümlerde” adlı oyunlarla Anadolu turneleri yaptı. Daha sonra Ankara’da salon tutarak hem Ankara da ki oyunları hem de Anadolu turnelerini sürdürdü. Bu dönemde, ”Özgürlüğün Bedeli, Güneşin Katli, Teneke” adlı oyunları yönetti ve oynadı.
1978’de yine Ankara’da, ”Eti Sanat Merkezi”ni kurdu ve Maltepe Eti Sineması salonunda çalışmalara başladı. Muzaffer İzgü ile ortaklaşa yazdıkları ‘’Davulun Sesi” adlı oyunu yönetti ve oynadı.12 Eylül 1980 darbesi nedeniyle salon kapatıldı ve iki sene tiyatro yapamadı.1982’de tekrar Anadolu turneleri ile başladı çalışmalarına. İki senelik turne sonucu tekrar Ankara’da ‘’Cep Sineması” nı kiralayarak, ”Şölen Sanat Merkezini” kurdu.’’Hastane mi Kestane mi” adlı oyunu yönetti ve oynadı. Ardından “Batı Sineması” salonunda ”Bir İsyancının Savunması” adlı oyunda oynadı.
1988’de Ankara Birlik Tiyatrosu’nun merkezini İstanbul’a taşıdı.
İki yıl tiyatronun yanı sıra Yeşilçam’da çalıştı. Tarık Akan ile ‘’Kimlik”, Halil Ergün ile ‘’Deniz Kızı”, Mahmut Hekimoğlu ile’’Evlerden Biri” adlı filmlerde oynadı.
Senaryosunu yazdığı ‘’Karınca Katarı, Sürgün, Kurt Payı, Bir Irmağa Yolculuk” adlı filmlerde rol aldı. Bu arada yazdığı “İcraatın İçinden İnsan Manzaraları” adlı oyunla İstanbul içi turneler yaptı. Ardından, yönetip oynadığı “Pir Sultan Abdal” ülke çapında büyük yankılar uyandırdı. Türkiye de, Valiler tarafından en çok yasaklanan ama mahkeme kararları ile oynanan oyun oldu.
1992 de Kocamustafapaşa Özlem Sineması’nı restore edip, Ankara Birlik Tiyatrosu ile etkinliklerini burada sürdürmeye başladı.
Maksim Gorki – Bertolt Brecht’in ‘’Ana”, Muzaffer İzgü’nün ‘’Üç Kuruşluk Diktatör” kendi yazdığı ‘’Haziranda Ölmek Zor” adlı oyunları yönetti ve oynadı.1994’de Sultanahmet Cezaevi’ni, Kültür Merkezine dönüştürmek amacı ile yaptığı “Sultan Ahmet Şimdi Özgür” projesini gerçekleştirdi.
Cezaevi avlusunda kurulan sahne ve salonda her gün konserler veriliyor, nitelikli yerli filmler oynatılıyor, paneller, sergiler düzenleniyordu.
Ankara Birlik Tiyatrosu’nun da oyunlarını sergilediği ve basının büyük ilgi gösterdiği etkinlikler, bir ay sonra polis tarafından yasaklandı ve salonun kapısına kilit vuruldu. Bu arada Kocamustafapaşa’daki salon da, mahkeme tarafından kapatıldı. (ABT KÜLTÜR MERKEZİ)

Tekrar salonsuz kalan Ankara Birlik Tiyatrosu ve Zeki Göker, gelen davetler üzerine Avrupa turnelerine başladı. Dört yıl üst üste yılda üç ay Avrupa’nın beş ülkesinde (Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Avusturya) oyunlarını sergiledi.
(Pir Sultan Abdal, Ana, Haziranda Ölmek Zor, Güneşten Bir Parça, Ben Devletim Oynatmam)
1997’de İstanbul, Aksaray’daki eski TÖS (Türkiye Öğretmenler Sendikası) – 12 Eylül’den bu yana kapalı duran – salonunu kiralayıp, restore ederek, üç yüz kişilik ‘’ABT SANAT EVİ” ni açtı. Burada da Yılmaz Güney’in yaşam öyküsünden oyunlaştırdığı ‘’Bir Güzel Çirkin Kral”, ‘’Karanlıkta Işık Damlaları” İlyas Salman ile oynadığı ‘’Gurbet Kuşları” ve ‘’Canavar Cafer, Tiyatrocu” adlı oyunları yönetti ve hem Anadolu’da hem de Avrupa’da sergiledi.
Yılmaz Güney’in yaşam öyküsünden oyunlaştırdığı ‘’BİR GÜZEL ÇİRKİN KRAL” çıktığı turnede, tüm il ve ilçelerde Vali ve Kaymakamlar tarafından yasaklandı. Zeki Göker bunun üzerine İdare mahkemelerine başvurdu ve mahkemeleri kazanarak, yasaklanan yerlerde oyunu mahkeme kararı ile sergiledi. Şanlı Urfa valisi mahkeme kararına karşın, Danıştay’a başvurdu. Ancak oyunu Danıştay da aklayınca, oyun tam bir özgürlüğe kavuştu. Buna karşın Menemen Kaymakamı, Danıştay kararını tanımayarak oyunu Menemen de yasakladı. Zeki Göker de hukuk yolları tıkandığı için, ‘’Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi”ne başvurdu.
Son olarak “Kral Çıplak” ve “Nuhun Gemisi” adlı oyunları yazdı, yönetti ve oynadı.
On’a yakın senaryosu filme alındı. Ve bu filmlerin birçoğunda kendisi de oynadı. “Evlerden Biri, Arkadaşım Benim, Karınca Katarı, Kurt Payı, Kimlik, Kurtuluş, Deniz Kızı” bu filmlerden bazıları…
2003 yılında, yakalandığı gırtlak kanseri nedeni ile tıbbi bir operasyon geçirdi ve ses telleri alındı.
Erdek’e yerleşti. Burada ‘’GÜNDE DÜNÜ YAŞAMAK’’ adlı oyunu yazdı, yönetti ve ses telleri alındığı için, tüm oyunu konuşmadan oynadı.
2006 yılında yakalandığı akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi.

“Altı kız (Elif Sumru, Senem Devrim, Güneş Kurtuluş, Bilge Can, Pınar Can, Nisan Gül) ve bir erkek çocuk (Güney Zeki) babası…”.

ZEKİ GÖKER FOTOĞRAFLARINDAN